Kürt meselesi çözüldükçe çok kişi altında kalacak…
Devlet birkaç yıldan beri Kürt meselesini çözmek istemektedir.
Çözüme dair adımlarını sıklaştıran devlet bu defa icranın başındaki AK Parti hükümeti eliyle kimseye dargın ve küs olmadığını ortaya koyan icraatlarına başladı.
Ulusalcı sol Kemalistlerin elindeki argümanları ellerinden gitti. Atatürkçülük maskesiyle, Cumhuriyet ve laiklik kılıfıyla millete kan kusturan ETÖ örgütlenmesi ortaya çıktığı günlerde elde bayrak vatandaşı sokaklara dökenler artık istediklerini yapamaz hale geldiler.
Yıllarca bu ülke insanına azap çektirenler, millet evlatlarını sağ sol dinli dinsiz diye bölerek devletteki egemenliklerini sürdürenler artık iş yapamaz hale geldi.
Sinkaflı küfürlerle millet evlatlarına her türlü hakareti yapanların yaptıkları ortaya çıktıkça ne kadar dehşetengiz işler yaptıkları ve milleti nasıl kamplara bölerek kullandıkları ortaya çıkıyor.
Dün Erbakan Başbakanken “sinkaflı” küfredenlere korkudan “emekli olurlarsa paşamız!? Partimize kaydolur” diyen zihniyet yok artık. Korkular bitti. Artık endişeye mahal yok.
Bundan sonra korkması gerekenler millet evlatlarını birbirine düşürerek devleti söğüşleyenler, kanlı katillerdir. Elbette artıkları vardır ve 100 yıla yakındır kurdukları egemenlikleri hemen ortadan kalkmaz fakat fazla değil söylediğim tarihe gidin bir başbakan yardımcısı Başbakan Erbakan’a küfreden sözde subaya “emekli olursa partimize gelir” demişti. Şimdi ise o küfrü edenler ortaya çıkıp hem küfrettiklerinden ve hem de milletten özür diliyorlar.
İşte aradaki fark.
Yetmiyor tabi.
Türk ulusalcılığı yaparak Anadolu insanının değerleriyle oynayanların Silivri’deki hallerinin ortaya çıkmasından sonra halk katmanları onlara olan güvenini azalttı.
Geçenlerde miting tertip ettiler binlerle ifade eden bir grup katıldı onlar da bugün yarın gerçekleri kavrayarak onlara geçit vermeyecektir. Atatürk’e olan sevgileri, Cumhuriyete olan bağlılıkları istismar edilen bu insanlar gerçek Anadolu insanının egemen olduğu devlette bu sevgilerinin karşılığını göreceklerdir. Anadolu insanının Atatürk’le, Cumhuriyetle kavgasının olmadığını anlayacaklardır. Gerçek düşmanların onları güdeleyenler olduğunu bilecek ve devletlerine sahip çıkarak var olan sevgilerini sürdüreceklerdir.
Ulusalcı Türklerdeki bu uyanışın ulusalcı Kürtlere yansımasını beklemek an meselesidir. Ulusalcı Türklerle ulusalcı Kürtler arasındaki tek fark kullandıkları kavramlardır. Fakat ortak değerleri ETÖ ile olan irtibatlardır. Her iki kesimde ergenekondan beslenmekteydi. Özelliklede lider kadro hem beslenerek liderliklerini sürdürüyor ve hem de kullandıkları kavramlarla halkı peşlerinden sürüklüyorlardı. Ulusalcı beyaz Türklerin İzmir mitinginde uğradıkları şoka bugün yarın ulusalcı beyaz Kürtlerde uğrayacak.
Irkçılıkla, etnik yaklaşımlarla, milletin kutsallarını hafife almakla, alay ederek değerleri istismar etmekle bir yere varılamayacağının en büyük delili bugün Silivri’de yatanlardır. Onlarda halkın değer verdiklerinin üzerinden siyaset yaparak bugünlere geldiler.
Ulusalcı beyaz Kürtlerde aynısını yaparak zaman zaman “bizde laikiz, biz olmasak gericilik doğuda artar, başörtüsü kamusal alana giremez, ordu bu konularda ne düşünüyorsa bizde aynısını düşünüyoruz” diyerek yıllarca Kürtler üzerinden siyaset yaptılar.
Mesaj gönderdiklerinin bir çoğu şimdi ETÖ’ye üye olmakla itham edilerek hapse tıkıldığı için artık gönderme yapamıyorlar. Farklı şekillerde dillendirdikleri politikalarla geçirdikleri travmaya atlatmak ve liderliklerini sürdürmek için olmadık tekliflerle ortaya çıkıp elde silah dolaşan ve her gün onlarcası öldürülen gençlerin dadan inmesinin önünü keserek beyaz Kürtlüklerini sürdürmek istiyorlar.
Ha Silivri sakinleri ha İmralı sakini veya yakından gelecek sakinleri aralarında tek fark söylemlerde yatan farklılıklardı. Onları bu işe sürükleyen Atlantik ötesindeki güç iiki ayrı gurp meydana getirmek suretiyle halkı bölmek, devleti parçalamak ve İslam coğrafyasında istediğini yapmak arzusundaydı. Yıllarca da yaptı bunu. Şimdilerde yapamıyor. Ona uyan onunla işbirliği yapan güçler devreden çıkıyor yerine Anadolunun bağrından çıkmış gerçek vatanseverler devreye girdi. Okyanus ötesindeki güç kaybettiği kanı yeniden ede etmek için ETÖ’nün silahlı kanadını devreye koymak suretiyle halkı tekrar aldatıp peşinden sürükleyeceğini sanıyor ama geçti artık.
Devlet kendi insanının sorunlarını çözüyor. Plan ve tasarısını kendisi yazıp kendi evlatlarıyla uygulamaya koyuyor. Artık monşerler, dönmeler, masonlar, işbirlikçi solcular ve azılı millet düşmanları devrede değil. Devreye halk girdi. Dosta düşmana bu işin nasıl yapılacağını gösterdi.
1968 de ABD’ye “go home” çekenlerin bir çoğu şimdilerde onun emrindeyken halk şimdi hem onlara ve hem de ABD’ye “go home çekerek devletine ve sorunlarına sahip çıkıyor.
Ergenekon örgütünün beyaz Kürt kesimi de bugün yarın ortaya koyulduğunda gerçek Kürt milliyetçileri de rahat bir nefes alacaktır.
Ergenekonun altında kalacak olanlarda zaten bellidir. Bunlar Kürtler olmayacaktır. Kürtlerin arasındaki Atlantik ötesinden güdümlü lider kadro yani Ulusalcı Beyaz Kürtlerdir.
O günler mi?
Kim Bilir belki yarın
Belki yarından da yakın!