Salih Geçken'in yazısı
SEVİYESİZ İNSANLARA SEVİYE DERSİ
Yazdığımı yazılardan sonra onlarca küfürlü maile alıştım da, ‘Sende erkek misin’ yorumuna bir türlü alışamadım.
***
Sende erkek misin? yorumu Engin Ardıç’a gönderilse, ‘Gel de göstereyim ’ diyecek bir yazıyı döşerdi.
***
Hasan Karakaya ‘Budaklı ağaçlardan girer, belki de şişe benzetmesiyle’ aradan çıkıverirdi.
***
Ahmet Hakan ‘Kişiselleştirme yapar’ yorumu yapanın ‘Aydın’lığını dile getirirdi.
***
Yılmaz Özdil ‘İspatın kolay olduğunu, yorumu yazanın uzun bir süre sandalyeye oturamayacağını’ ifade ederdi.
***
Rahmetli İlhan Şelçuk’mu? O vefat etmeseydi.………………..
***
Bu tarzların hiç biri bana uymaz. İnandıklarımı yazar, yazdıklarımdan inanmadıklarımı mutlaka ayıklarım…
***
Ey uçkur manyağı “Beyaz Saray’’ sakini…
Ben ne arkadan dalıp yandan çıkmayı, budaklı ağacın ne işe yarayacağını, aynaya bakarsan ‘Purtelaj’ sokağı sakini olduğunu tabi ki yazamam.
Tarz bu işte… Herkesin yoğurt yiyişi farklı.
***
Yazdıklarımı, kabul etmeyebilir…..
Yanlışlığına inanabilir…
Hatta, sinir sisteminin bozulmasına neden olabilir…
***
Hani yazdıklarınız yorum olursa eyvallah… İnsanların uçkuru ile ilgili yorumlar neden?
Erkeklere karşı özel ilgin mi var?
Ne diye, ‘Sende Erkek misin? ‘Muhabbetti’ ne iş….
Meraktan mı???
Varsa bir beklentin… Bizden sana hayır gelmez. Boşuna zaman harcama.
***
Adam gibi bir yorum yaz….Bizde yayınlayalım… Memleket sizin o feyzinizden faydalansın.
İki cümle bir yorum…
Sadece uçkur merakı…
Şimdilik bununla yetin… Eğer anlamazsan, anlayacağın dille konuşurum...