“Bizi ilgilendirmez!..”
Referandum tarihi yakınlaştıkça artık saflar belirginleşmeye başladı!..
Evetçiler, hayırcılar, boykotçular; hayırcılar belli onlar daha taslak döneminde kapıları kapatmışlardı, ne olur ne olmaz AK Parti güçlenir diye. Oysa AK Partinin bu ülkede hiçbir şey yapmasa bile muhalefettin muhalefetsizliğinden dolayı yine tek başına iktidar olmamsı için hiçbir sebep yoktur. Boykot kararı almış olan BDP ise inat uğruna aldıkları bu karardan dolayı oy kullanmayacak fakat oylar sayıldığında inanın ki, büyük bir bölümü vicdanlarının sesini dinleyerek evet çıkması için içlerinden dua edeceklerdir.
Benim bu günkü konum evet, hayır ve boykotçulardan ziyade İslami camiadan “Bizi ilgilendirmiyor” diyen bir kısım Müslüman kardeşlerimizle ilgilidir. “Bizi ilgilendirmiyor” derken gerçektende bizi ilgilendirmiyor mu? Referandumda oylanacak anayasa değişikliği paketinde yer alan bir madde ile Türkiye tarihinde ilk kez fişlemeye karşı önemli bir adım atılmış olacak. Ülke halkları yıllar boyu birtakım çevre ya da kurumlarca fişlendi. Dini, eşinin başörtülü olup olmayışı, okulu, eğilimleri, üye olduğu kuruluşlar, okuduğu kitaplar hatta alışveriş alışkanlıkları dahi kayıtlara geçirildi.
Fişlemeler o boyuta geldi ki, bakkal, kasap, manav, çarşaf, türban, parmakta yüzük, giyimlerdeki renklere kadar takip edilerek fişlendiler. Sattığı mallar içerisinde yeşili çok olan manav hemen sorgulandı, kamuda yakını varsa özellikle asker ve poliste hemen işlerine son verildi. Manavdan alışveriş yapan müşterinin aldığı biber sarı veya az yeşillimi, yoksa koyu yeşimli diye bu ülkede insanlar fişlendi bütün bunlar “Bizi ilgilendirmiyor” mu?..
Eşi, annesi, kız kardeşi örtülüdür diye yaş kararlarıyla ordudan atılarak mağdur edilen yüzlerce insan, Hastane kapılarından içeriye alınmayan, kimi gözü dönmüş doktorlarca muayene edilmeyerek kapı dışarı edilen ve ağır hastaların ölüme terk edilmesi “Bizi ilgilendirmiyor” mu?..
Ele geçirdikleri tüm birimlerde hatta evlerinin içine kadar yerleştirdikleri kamaralarla ailelerin en gizli hallerinin bile izlendiği, hatta fişlendiği durumların varlığı “Bizi ilgilendirmiyor” mu?..
Oysa “bizi ilgilendirmiyor”, denilen ve 12 Eylül'de oylanacak olan referandumun maddelerinden biri olan Kişisel verilerin gizliliği maddesi ile Türkiye tarihinde ilk kez fişlemeye karşı bir adım atılacak. Irki, felsefi, cinsel verileri gibi maddeler kişilerin rızası olsa dahi kaydedilemeyecek. Böylece özgürlükler konusunda bir adım daha atılacak. Yeni düzenlemeyle kişisel veriler ancak kanunlarla öngörülen hallerde veya kişilerin açık rızası ile işlenebilecek ve fişlenme tarihe karışacak. Bütün bunlar “bizi ilgilendirmiyor” mu?..
Milletvekilliği veya belediye seçimlerinde “Bizi ilgilendirmiyor” diyip sandığa gitmemeye bir anlam verebiliriz. Ancak referandum olayını siyasi bir seçimmiş gibi telaki edip sandığa gitmemek başta İslami olmadığı gibi insani de değildir. Referandumu boykot ederken, ne amaçla ettiğiniz çok önemli, İslami camiada “Bizi ilgilendirmiyor” diyerek sandığa gitmeyen kardeşlerimiz ilk olarak şunu iyi bilmeliler ki, sandığa gidilmeme durumu bırakalım Müslümanları ülkede yaşayan insanların üzerlerindeki despot ve baskıcı yapının devamı demektir.
Oysa bizler öyle bir dinin müntesipleriyiz ki, zalim kim olursa zalime karşı, mazlum kim olursa olsun mazlumdan yana olmalıyız. Enes (ra)’den rivayet edildiğine göre, Resulullah(sav) şöyle buyurdu: “Din kardeşin zalim de mazlum da olsa ona yardım et.”Bir adam: Ya Resulallah! Kardeşim mazlumsa ona yardım edeyim. Ama zalimse nasıl yardım edeyim, söyler misiniz? Dedi. Peygamberimiz: “Onu zulümden alıkoyar, zulmüne engel olursun. Şüphesiz ki bu ona yardım etmektir” buyurdu. (Buhârî, Tirmizî). Yapılan zulümlere engel olmak “Bizi ilgilendirmiyor” mu?..
“Bizi ilgilendirmiyor” diyen kardeşlerimiz yaşanılan durumlar, bu halka reva görülenler(kendileri yaşamamış olsalar bile) karar verilmesi noktasında yeterli değil mi?.. Bu halkın nasıl mazlum duruma düşürüldüğü yaşanılan süreçte kimin zalim kimin mazlum olduğunu göstermiyor mu? Bütün bunlara rağmen hala “Bizi ilgilendirmiyor” mu demeliyiz.
İslami camia içerisinde birçok kuruluşun aldıkları karar “Evet” yönündedir, içlerine sinmese de!.. “Bizi ilgilendirmez” diyen Müslümanların vicdanlarının rahat etmeyeceği bir tercihle karşı karşıyalar. Doğal olarak üç seçenekleri vardır: Evet(yetmez amalar dâhil), hayır veya boykot bu kararlardan birini verirken kimin yanında olduklarını iyi seçmeliler. “Bizi ilgilendirmez” diyen Müslüman kardeşlerim Bir an için “hayır” seçeneğinin maazallah kazandığını düşünelim, bundan moralimiz bozulur mu, bozulur, canımız sıkılır mı, sıkılır. O halde “Bizi ilgilendirmez” deme seçeneğimiz nerede kaldı, kime yarayacak?
Sonuç olarak düşünelim ki, bir cezaevindeyiz bu cezaevindeki şartların iyileştirilmesi orayı bizim evimiz yapmaz. Eğer şartlara duyarsız kalınırsa orayı bizim evimiz yapma ihtimali çok olur. Yani bu anayasaya evet denilmesi bu anayasayı Müslümanlar nezdinde meşru bir anayasa yapmaz, fakat hayır denilirse çıkacak olan sonuç baskıcı, totaliter bir sistemin bundan sonra özellikle Müslümanların yaşamlarını daha da çekilmez hale getirir, yaşanılırlılığını zorunlu kılar. Eğer Müslümanlar olarak istediğimiz böyle bir hayatsa o zaman “Bizi ilgilendirmez” demeye devam edelim.
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.
Abdulhelim Almalı
a_h_almali@mynet.com