AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, Yargıtay Başkanı Hasan Gerçeker'den skandal ses kaydının gereğini yapmasını istedi...
Üst yargıdaki skandal ses kaydıyla ilgili tartışma yeni bir boyuta taşındı. Yargıtay üyelerinin referandumda 'hayır' oyu için teröristbaşı Öcalan'a ihtiyaç duyulduğu yönündeki konuşmaları kabul etmesi üzerine istifa ve hukuki işlem beklentisi arttı. AK Parti Genel Başkan Yardımcısı Hüseyin Çelik, bu konuşmaların gereğinin yapılmasını istedi. Aksi halde TBMM'de bunun hesabının sorulacağını belirtti.
ÇOK VAHİM, İZAHI YOK
Referandum çalışmaları kapsamında geldiği Kahramanmaraş'ta gazetecilerin konuyla ilgili sorularını cevaplayan Çelik, "Doğrusunu isterseniz değerlendirmekte zorlanıyorum. Bunu aklıma sığdıramıyorum. Yüksek yargı mensubu bir zat, efendim bu referandumu kaybetmemek lazım, BDP CHP'ye yakındır, Apo'dan da yararlanmak gerekir' şeklinde değerlendirmede bulunmuş. Bu ortaya çıkmış ve inkar edilmemiştir. Çok vahim. Bunun izahı yoktur" dedi. Ses kaydındaki kişinin 'beni illegal yollarla, usülsüz şekilde dinlediler' diye 'pişkince' cevap vermesini de yadırgadığını anlatan Çelik, şöyle devam etti:
KURUMLAR TEMİZLİK YAPMALI
"Bu şuna benziyor: Birisi Elbistan'da bir kuyumcuya girip hırsızlık yapıyor. Mobese kameralar bunu görüntülüyor. Bu kişi kendi hırsızlığından utanacağı yerde 'beni niye çektiler' derse bunun izah edilebilir tarafı yoktur. Böyle bir şeyi kim yaparsa yapsın bunu kabul etmemiz mümkün değildir. Yargıtay Başkanı Gerçeker'e çağrıda bulunuyorum. Kurumlar kendi içerisinde temizlik yapması gerekir. Siz de kendi içinizdeki yanlışlara müsamaha etmeyin. Ederseniz yargının şaibe altında kalmasına mani olamazsınız. Yanlışa yanlış demek erdemdir. Bunu yapmazlarsa TBMM ekim ayında açıldığı zaman kesinlikle hesabı sorulur. İnsanlar kendi bulundukları konumları kullanarak kendilerini sorgulanamaz kabul etmemeliler. Yargı tuzdur, tuz bozulmamalı. Tuz kokarsa yapılacak bir şey yoktur!'
ONURLU YARGIÇ iSTiFA EDER
Adalet ve Hukuk Derneği Başkanı Avukat Ayhan Gültekin: Çok vahim bir olay ve bir hukuk skandalı. Yüksek yargıda tezgah altında yapılan değerlendirmelerin ortaya çıkmasıyla Türkiye'nin çok büyük bir sıkıntıda olduğu ortaya çıkıyor. Bu durumda kesinlikle onurlu bir yüksek Yargıtay yargıcının istifa etmesi gerekir.
Aksi takdirde Yargıtay Ceza Dairler Başkanlığı'nın acilen soruşturma yaparak bu kişilerin görevden alınması gerekir. Cumhurbaşkanlığı Başmüfettişliği tarafından da bir değerlendirme yapılabilir. Çünkü, ülke güvenliği ile ilgili söz konusu değerlendirmeler yapılıyor. 'Öcalan'a ihtiyacımız var' gibi ifadeler çok vahim bir olay.
SİYASALLAŞMA NETLEŞTİ
Yargıtay eski Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Gündel: Danıştay, Yargıtay, Anayasa Mahkemesi ve HSYK'da yıllardır bu tür ideolojik çalışmalar vardı. Bizim bildiğimiz bu konular, bant kayıtlarının ortaya çıkmasıyla daha net görülür hale geldi. Uzun zamandır yüksek yargıdaki siyasallaşmayı söylüyorduk. Buna HSYK'nın Yargıtay ve Danıştay'a yaptığı atamalar neden oldu. Yargıtay Başkanı, olayın içeriğini tasvip etmediğini söyledi.
Ama bu konuşmaların içeriklerinin önemli bir bölümünün zaten Yargıtay ve Danıştay'ın kurumsal düşüncesi olduğunu biliyorum. Bu yönetimlere ters gelen bazı söylemler de olabilir ancak hiçbir zaman bu konularla ilgili soruşturma açmayacaklardır.
YARGIYA HESAP SORULAMIYOR
Hukukçular Derneği Başkanı Avukat Cahit Özkan: Yargıtay'daki bu tarz olayları anlamlandırmaktan usandık. Bunlar tamamen suç içeren görevi kötüye kullanmak niteliğindeki hareketler ve yer yer vatana ihanetle nitelendirilebilecek eylemler. Bunları vesayet ve statüko mantığı ile ifade edebiliriz. Bu sınır tanımazlığı kendilerine meslek tarzı haline getirenlerin bunlar hiç umurlarında değil.
Anayasa paketinin kabul edilmesiyle bu olayların düzeleceğine inanıyorum. Bugüne kadar ortaya çıkan ses kayıtlarıyla ilgili hesap sorulmadı. Şu anda Türkiye'de hesap sorulamayan bir makam var o da yargıdır. Yargı mensupları da askeriyeden sonra yeni bir vesayet kurumu olması sebebiyle hesabı sorulmadı.