ADAY ADAYLARININ YOĞUNLUĞU!..
Öncelikle şunu sormak istiyorum, sadece iktidar partisinden aday adaylığının yoğunluğu hayra alamet midir, değil midir?..
Ben baştan kanaatimi söyleyeyim bu tabloyla hayır!..
Ülke yönetimine talip olanların saylarının çoğunluğu aslında genelde ülkemizin özelde ise ilimizin gelişmişliğini ortaya koyması lazımken, maalesef tam tersi bir durum arz ettiğini söyleyebiliriz…
AK Parti tarafından yapılan açıklamaya göre ülke genelinde 6000 dolayında ilimizde ise 142 kişinin müracaat ettiğini, bu müracaatların 15'inin bayan, 2'sinin engelli, 1'inin genç aday adayı olduğu belirtildi.
Vekillik için müracaat edenlerin içerisinde toplumun hemen hemen her kesiminden talep var!..
Elbet teki bu insanlar içinden siyasetin ehli olabilecek, liyakatli topluma hizmet etmek yönetime talip olmak için ortaya çıkanlar da vardır.
Bu tabloyu zahiri olarak değerlendirdiğimizde, bir toplumda o toplumu yönetmeye talip olanların sayıları çoğaldıkça o toplumun gelişmişliği de buna paralel olarak artması lazım. Aksi halde, Çinliler ait bir atasözü vardır “Bir ülkede küçük küçük insanların büyük büyük gölgeleri oluşmaya başlıyorsa o ülkede güneş batıyor demektir.”
Evet, bizde de siyaseten küçük küçük insanların büyük büyük işlere kalkışması revaçtaysa burada da siyaset kurumu batıyor demektir.
Bir yerde sadece güçlü olan iktidar partisinden yana bir temayül varsa bunun sorgulanması ve bunun nasıl bir topluma sahip olduğumuzun görülmesi lazımdır. Eğer muhalefet partilerine de en azından milletvekili çıkarılacak sayı kadar müracaat olmuş olsaydı işte o zaman toplumumuzun gelişmişliğinden bahsedilebilirdi, yani iktidar nimetlerinden faydalanmanın yanında muhalefet bilincinin de artmış olduğunu görmüş olurduk…
Ama maalesef durum bunun tam tersi!..
Ülkemizdeki siyaset anlayışında lider merkezli bir tercihin daha ağırlıkta olduğunu bilmeyenimiz yoktur…
Siyasetin iyi bir rant kapısı olarak kullanıldığını bilmeyenimiz yoktur…
Siyasete girmeyi başaranların yedi göbek zekâ dehası olduklarını, her konuda danışıldığını da bilmeyenimiz yoktur…
Tam zıddı bir siyaset sahnesinde yer almışken ani bir manevrayla tam tersi hatta her fırsatta hakaret ettiği gerici ilan ettiği bir partide yer almayı göze alabilecek kadar basireti kapalı olanların olduklarını da bilmeyenimiz yoktur.
Temiz siyaset, dürüst siyasetçi kimliği, halka her konuda güven veren yönetim anlayışının olduğu bir ortamda tevdiden ziyade ehil olma ilk şart olarak ortaya çıkar.
Bir taraftan aday bulmakta zorlanan partiler, diğer tarafta aday enflasyonunu yaşayan iktidar partisi.
Her şeyin güce, makam ve mevkie göre değerlendirildiği hatta şekillendiği bir ortamda böylesi bir temayülün yargılanmamasını sorgulanmamasını gerektiğini de düşünmüyor değilim…
İnsanın, insan kimliğinden ziyade etikete dayalı kimlik anlayışının revaç bulduğu bir toplumda parası olan, aşireti olan ve herhangi bir makamda oturan biri her alanda adeta sihirli bir değnek gibi kapıları açacak, istediği yerde esip gürleyecek bir imkâna niçin sahip olunmasın!..
Ülkemizde de bunun en kestirme yolunun hiç şüphesiz siyasetten geçtiğini bilmeyenimiz yoktur.
Bu ahval ve minval üzere olan AK Partide bir anlamda da ön seçim diyebileceğimiz temayül yoklaması büyük ihtimalle yarın yapılacaktır. Oy kullanacak olan delege sayısını net olarak bilmememden dolayı yazamadım her halde 2000’in üzerindedir. Bunlar genel merkezin belirleyeceği adayları belirlemede merkeze yardımcı olmak için seçim yapacakları söyleniliyor.
Aday adaylarının yaptıkları açıklamalara, verdikleri ilanlara baktığımızda adaylık sözünü almayanın olmadığını görmekteyiz. Oysa belirlenecek olan aday sayısı 8, müracaat sayısı tam 16 kat. Aday adayları adaylık başvurusunun sona erdiği günden bu yana bir haftalık süre içerisinde nerdeyse tüm delegeleri görüp ziyaret etme yarışına girdiler. Bir anda delegeler baş tacı edildi, kariyerleri becerileri ne kadar mahir oldukları yüzlerine veya yakınlarına söylendi. Bütün bunlar sadece oylarını almak için.
Önümüzdeki süreçte kendileri adına meclise gidecek olanları belirlemek için bu kadar aday adayı arasında, adaylığının kesinliğini ilan edenlerin arasında nasıl bir seçim yapacaklar doğrusu bununda tartışılması ve üzerinde durulması gerekir diye düşünüyorum. Oy verecek olan gariplerimi ne hazindir ki, seçildikten sonra şimdiye kadar bu günlerde aranıp sorulduğu gibi ne arayan olacak, ne de soran!..
Söylenecek tek şey hakkımızda haırlısı!...
Nasihatlerin musibetlerden evla olması dileğiyle.
Abdulhelim Almalı
a_h_almali@mynet.com