13 Haziran 2009 tarihin de Ak Parti İl Başkanlığına aday olan Burhan İnan’la Adaylık sürecini konuştuk.
Ak Parti kurulduğu günden beri Ak Partide aktif bir şekilde çalışmaya başlayan Burhan İnan, Türkiye siyasetinde bir ilk olan Siyaset Akademisinin Yönetim Kurulu Üyesi olarak görev almış bir siyasetçi.
Yaklaşık 23 yıldır ticaretle uğraşan Burhan İnan, eğitimini de ticaretine kurban etmiş bir kişi.
Avrupa birliğiyle ilgili yazdığı bir kitaptan sonra Başbakan Recep Tayip Erdoğan tarafından ödüllendirilen İnan’a biz sorduk o sorularımızı cevapladı.
Burhan Bey Ak Parti İl Başkanlığına aday oldunuz. Burhan İnan’ın diğer adaylardan farkınız ne? Delegeler diğer adaylara değil de neden size oy versin. Neden aday oldunuz?
“Halkıma hizmet için, İlimizin kalkınması için, vatandaşlarımızın barış ve sevgi ortamında siyasi partilere katılımını sağlamak için aday oldum. Siyaset zemin kaybetmeye başladı. İnsanlar arasında yitirilmiş güveni tekrar kazandırmak için aday oldum.”
Halkı tekrar siyasetin zeminine çekmek içinde diyebilir miyiz ? Güven kazandırmanın en güzel yolu şeffaf, yani herkesin birebir şahit olduğu bir yönetim tarzı mı ?
Elbette ki. Halk için ama halkla birlikte. Eyleme dönüşmeye söylemler halkımızı bu arenanın dışına itmiştir.
Adaylık sürecinizde insanlarla konuşuyorsunuz. Eksiklikleri, yanlışlıkları dile getiriyorlardır. Delegeler sizlerle neler paylaşıyor. Eleştirilen kişiler var mı ?
“Bir noktayı belirterek sorunuza geçeyim. Ben delegenin adayı olarak adaylık sürecimi başlattım.
Benim siyası duruşum da başka insanlara karşı olmak yoktur. İnsanların yaptığı çalışmaları ters yüz etmek de yoktur. Aziz milletimizin kurucusu ve taşıyıcısı olduğu partimizin gelişimine katkı sunmak için aday oldum.
İyi çözümler sunmak gerekir. İyi projeler hazırlamak gerekir. Bir de zemin kaybetmeye başlayan siyaseti zeminini sağlamlaştırmak için doğru adım atmaya çalışacak ekipler kurmak, bunu bütün halkımız arasında yaymaya çalışmak için aday oldum.
Bakın Salih Bey, delegelerin büyük bir çoğunluğu seçimden sonra partiye uğramıyor. Buda sinerji eksikliğinin olduğunu gösterir. Biz Partimizdeki sinerjiyi artırmak, hareketliliği ivme kazandırmak ve halka hizmet etmek için de aday olduk.
İktidar Partisinin nimetlerinden Şehrimizin faydalanmasını sağlamak için bütün şartları zorlayarak ve bilimsel çalışmalarla da bunun ispatını yaparak, iktidar nimetlerini yönünü Van’a çevirmek için Ak Parti İl Başkanlığına adayım.
Ak Parti yerel secimi kaybetti. Genel seçimi kaybetme tehlikesi var . Van’daki Ak Partiyi yıpratmak üzere söylem hazırlayanlar kişi üzerinden savaş açtı ve başarılıda oldu. Yanı kişi çok önemli. Ak Partiye güç katacağınıza inanıyor musunuz? Bütün olumsuzluklara karşı durabilecek misiniz?
Parti menfaatlerini ön palanda tutmak için bir şeyle yapar ve halkınızla birlikte olursanız sorunları çözersiniz.
Ama halkı unutur kendiniz ve birilerinin menfaatini düşünür ona göre siyaset yaparsanız kaybedersiniz.
Bakın en son seçimi kaybettik. Birileri hata yaptı mı yapmadı mı orası çok önemli değil. Ama toplum bunu böyle algıladı. Algısını yorumlayarak tepkisel davrandı. Bize durun dedi.
Bireylerin orda sahsi yanlışlıklar yapıldığı için bu seçim kaybedildi.
Bakın halkı unutmamak gerekir diyorum. Eğer halkı unutursanız halk da sizi unutur.
İyi hizmet ederseniz sizi her zaman en iyi sekil de ağarlar en iyi yerlere getirir.
Siz onları bir tarafa bırakırsanız onlarda sizleri bir tarafa bırakır ki öyle olmuştur.
Artılarınız ve eksileriniz var. Bu memleket de adamcılık hep konuşuldu ve konuşulacak. Siz kimin adamısınız. Arkanızdaki güçten bahsedelim isterseniz ?
Ben birilerinin adamı değilim. Benim kimsenin adamı olmam mümkün değilim.Ben delegelere güvenerek aday oldum.
Çok değerli insanlar var bu şehirde onlarla birlikte olmak insana güç katar elbette. Ama bu gücün temelinde yine halkımız var. Seçimde delegelerimiz var. Ben delegelerin adamıyım ve onların adamı olmaktan da şeref duyuyorum. İllaki adamcılık demem gerekiyorsa seçimde oy kullanan delegenin adamıyım. Başka birilerinin adamı olmam mümkün değil. Adamcılık insanı verebilecek en büyük zararı verir.
Bu konu yanlış anlaşılmasın, ben öyle kendi başıma hareket edecek biri olara değil, halkın ve hakkın istediği doğruların istediği şekilde hareket edeceğimizi söylüyorum.
Çünkü seçimden sonra bu arkadaşlarla birlikte yine birlikte partimiz için çalışacağız.
Ak Parti İl Başkanlığını kazanacak kişi belli gibi bir muhabbet var. Niye bu kadar yoruluyorsunuz. Bu zahmete değer mi?
Yoksa bu da yöntem mi?
Bu düşünce delegelerimize yapılabilecek en büyük haksızlıktır diye düşünüyorum.
Bizim delegelerimiz için bunu söylediğinizde iradelerini ipotek altına alınmış dersiniz ki oda delegasyona hakaret olur. Ne demek birileri kesin kazanacak. O zaman bu delegelerin iradesi nerde?
Yani bizim delegemiz kimseye bağılı değil. Tabi birileri birilerini elbette ki destekleyecektir. O gayet normal bir şey ama öyle ben kazandım, birilerinin bütün oylar benim demesi doğru değil tabi.
Demokratik bir yapının kolu olan ilimizde seçimler öyle yapılacaktır. Kim delegeye daha fazla güven verirse kazanan o kişi olacaktır.
Diğer adaylarla görüştünüz mü ?
Hayır daha görüşemedim. Aynı Partiye mensup insanlarız. Düşman değil rakibiz. Seçimden sonra birlikte partimizin başarısı için yine omuz omuza mücadele edeceğimiz arkadaşlarımız olan kişiler. Kazanmak kaybetmek önemli değil. Önemli olan hayata renk katmaktır.
Güzellikler için yarışmaktır.
Adaylık sürecinizle birlikte çalışmalarınızda son günlerde başladı.
Hayır. Son zamanda aday oldum. Ben beş aydır çalışıyorum. Hem de oldukça yoğun bir şekilde çalıştım.
Öyle mi ? Basın aracılığıyla paylaşımınız yeni başladı.
Siyası olarak bir şey yapmak istediğiniz zaman çok dikkat etmeniz gerekir. İnsanları yıpratmak için bir sürü iftira falan atıyorlar. Kulp takıyorlar. Bu olumsuzlukların önüne geçmek için hep gizli çalıştık.
Beş aydır çalışıyorsunuz. Hiç fark etmedik. Bizdeki eksiklik diyebiliriz.
Hayır, öyle düşünmeyin. Biz çok iyi gizledik.
İyi bir örtüleme yapmışsınız.
Dediğiniz gibi. Çok yoğun ama bir o kadar da sessiz çalıştık.
O zaman toplumda çok fazla konuşulmuyordunuz. Çalışmalarınız a lttan alta yapıyormuşsunuz.
Biz siyasetin olması gereken yöntemini uygulamaya çalıştık. Bakın ben tarlada çalışan delegelerle görüşüyorum. Minibüse binmek üzere olan delegelerle konuştum. Gidip gelmediğimiz yer kalmadı gibi. Yemekte, durakta, ev ziyaretlerimiz oldu.
Biz istişareye dayalı çalışıyorduk.
Evet çok iyi çalışıyorduk. Ama kendimiz için değil Ak Parti için çalışıyorduk. Her şeyimiz parti içindi.
Yerel seçimi kaybettik. Ama önemsenecek bir şey değil. Bir daha kazanırız.
Adaylık sürecinizde Arkadaşlarınız etkisi oldu mu?
Arkadaşlarım adaylık sürecin de benim de olmamı istediler, ben de birkaç kişiyle istişare ettikten sonra adaylık da bende varım dedim.
Yerel Seçimi Kaybeden Ak Partinin içinde bulunan arkadaşlarınız şuan İl Başkanlığı için aday olmuşlar. Bu yenilginin sorumluları Ak Partiyi şahlandıracak.
Ben, biz kaybettik diyorum. İnsanlara indirgemek istemiyorum.
Çok değerli insanlar var biliyorum. Üç beş adam bir şeyler yaptıysa bundan dolayı kaybettikse o zaman onu düşünmek gerekir. Burada kişileri suçlamak da pek doğru olmaz. Hepimiz kaybettik demek daha doğru olur.
Ankara’yla ilişkileriniz nasıl?
Ben 23 yıldır ticaret yapıyorum. Ankara çok sık gittiğim bir şehir. Oradaki bürokrasiyi çok iyi biliyorum. Çok iyi dostluklarım var.
Aynı zaman da ben gençlerin, kadınların, yaşlıların sorunlarını da çok iyi biliyorum.
Van’ın sorunlarını çok iyi biliyorum. Mesela şu anki Van Belediyesinin sorunlarını çok iyi biliyorum.
Sorunları ve çözümü çok iyi biliyorum.
Ankara ile diyalogu çok iyi olan bir il başkanıyla Ankara ile diyalogu pek olmayan bir il başkanının kendi şehrine katacakları arasında önemli farklılıklar olur değil mi?
Şöyle bir örnek vermek gerekirse: “Adama vereceksiniz bir araba diyeceksiniz ki bu arabayı Tatvan’a götür. Şimdi o adamın ehliyeti yoksa o adam arabayı nasıl götürecek”
Burokrasiyi iyi bilmekle birlikte bürokrasiyle ilişkilerinin de iyi olması gerekir.
Ak Parti il Başkanı olsaydınız Bekir kaya ziyaret eder miydiniz?
Ben kesinlikle giderdim. Bekir kaya Van’ın belediye başkanı. Benim, sizin, valinin herkesin başkanı. Ben şahsen tebrike giderdim. Olması gereken bu
Bu tavrınız bir numara. Halk için çalışmak aynı zamanda parti ayırmını ortadan kaldırması gereken bir tavrı da gerektirir.
Bakın benim partimin misyonuyla ilgili bir konuda ben o misyonun dışına çıkmazdım.
Ama sizin sorduğunuz soru benim partimin misyonumla ilgili değil ki.
Van’da oy kullanan insanlar benim halkım, Benim halkım olan Vanlıların iradesine nasıl saygı göstermeyeceğim.Doğru olur mu?
Sevgi kardeşlik ve siyasetin gerçekliğini oturtmak için kesinlikle ziyaret ederdim.
Şu an aday olarak görünen dört aday var. Sizin onlardan farkınız ne?
Sorun çözmek istiyoruz. İlimizde partimizin kaybettiği sevgiyi tekrar kazandırmak istiyoruz. Çatışmadan uzak hak siyasetini uygulayacağız. Halkla tamamen bütünleşen bir siyaset.
Başkaları için değil, bireyleri menfaati için değil, tamamen halk için siyaset yapacağız. Sizi bir yerlere getiren halkı unutmadığınız halkı hatırlarsanız başarılı olursunuz. Bakın halkım diyorum, partilim demiyorum. Van halkı için gereken her şeyi yapacaz. Yanlış anlaşılmasın benim bütün partili arkadaşlarım Van halkı için çalışıyor. Ama bizim yöntemimiz biraz daha farklı olacak.
Benim o arkadaşlardan çok fazla bir farkım var demem karakterime uymayacaktır. Bir arada olsak o sorunuza cevap verirdim.
Ben Ankara’yı çok iyi biliyorum. Orada gücümüzün daha çok artacağına inanıyorum. Grubumuzla yapacağımız projelerle Van daha iyi hizmetler getireceğime inanıyorum.
Ama kazanamazsam ben kazanan arkadaşlara her türlü konuda yardım edeceğimi de söylüyorum.
Yönetimin mizaçtan ayırmak mümkün değil. Hz.Osman ve Hz. Ömer dönemi yönetimlerine bakın mizacın tamamen ortaya çıktığı bir yönetim şekliydi. Yönetimde mizacınız farklılığının bir ayrıcalık olduğunu mu söylüyorsunuz?
Kesinlikle öyle.
Ak Partide bülünmüşlük var. Şu anki arkadaşlar bunu saylayamadı. Siz bu bütünlüğü sağlayabilecekmisiniz?
Ben bu konuda diğer aday arkadaşlardan daha iyi olacağı inancındayım. Halkın dinler onlarla birlikte sorun çözmeye çalışırsanız aradaki parçalanmayı ortadan kaldırmış olursunuz.
Bireysel istekler olacak. Her parti içinde maddi beklentiler içinde olan insanlar var. Bunları ne yapacaksınız.
Kesinlikle red cevabı alacaklardır.
Yetki verirseniz grup olarak size destek verecez diyen insanlar mutlaka çıkacaktır. Bunları yapacaksınız.
Ben genelde görüşmelerimi bireysel baz da yapıyorum. Toplu görüşmelerden kaçıyorum. Çıkar mi bilmiyorum ?
Yetenekten yoksun bir yapıda olan arkadaşlarımızı yönetime almak halkımıza haksızlık olur.
Babanızı üzün süre muhtar olmasa da sizin için büyük bir avantaj. Babanızın size katkısı var mı
Elbetteki. Babam otuz yıldır muhtarlık yapıyor. Halkımıza olan hizmeti benim için olumlu bir katkı olacaktır diye düşünüyorum.
Yıllar önce İbrahim Tatlıses’i getirmek istediğinizde insanlar bu fikrim çılgınlık olduğunu söylemiş hatta getirebileceğinize inanmamışlardı.
Aynısı şimdide var. Genç olmam bazı insanların yapamaz diye konuşmasına neden oluyor. Ama bunlar piyasa da kişisel menfaati olan insanlar. Güvenen çok fazla insanda var.
Bakın İbrahim Tatlıses’i getirmek istediğim zaman, Sayın Valimiz dahil kimse inanmamıştı. Hatta İbrahim Tatlıses ile konuştuğumda o bile inanmamış gibi davrandı.
Ben azmimle o konseri düzenlediğimde çok gençtim ve çok iyi bir yapmıştım. Bana inanmayanlar çok pişman olmuşlardı.
Ak Parti İl başkanlığı sürecinde başarılar diliyorum.
Beni konuk ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Van halkına saygılar.
Salih Geçken