YABANCI HAYRANLIĞINI ABARTMIYOR MUYUZ?
İyilik, dünyanın muhtaç olduğu ‘Sevginin’ yaşayabilmesi için gerekli olan azıktır. Yapanın kim olduğuna bakılmaz. Fıtrata uygun olduğu için ruh önemser, daim olmasını diler.
Kötülük, arzu edilmeyen eylemlerin yapılmasından ötürü isyana iştirak etmektir. Kötülük, manevi dünyamıza rahatsızlık veren kötü enerji yayar. Bunda ötürü, kötüler bile kendisine kötülük yapılmasını istemez.
İyilik yapana karşı şükranlarımızı belirtmek, yetiştiğimiz kültürün bizden istediği bir ameldir. Şükran, o kişiye yapılan bir teşekkür gibi gözükse de, Yaradan’ın istediği bir eylemi ikrar etmektir. Şükür, kul iyi bir amele imza attığı için, bu eylemin tekrarı için destektir.
Olağanı yaşamak varken, abartıya kaçmaya bir anlam veremiyorum. Neden soruları, zihnimden dilime dökülüyor.
Yapılan güzel eylemlerin hakkını verelimde. Abartmadan. Abartarak başkasına haksızlık yapmadan.
Yaşadığımız depremden sonra, dünyada benzeri görülmemiş bir atılımla halk şaha kalkar gibi yardıma koştu. Maddi yardım yapanlar olduğu gibi, manevi destek için bizlere doğru koşanlarda vardı.
Kimileri nakit yardım yaptı, kimileri nakit ve malzeme olarak yapılan bu yardımların dağıtımına katıldı. Bunlar arasında onlarca çadır dağıtıp, naylon brandada kalan onlarca insan vardı.
Şimdi asıl meseleye gelelim.
Yardım kampanyasına katılan birkaç kişiyi öne çıkararak kendi halkımıza haksızlık yapmıyor muyuz? Yurt dışından gelerek bizlere yardım eden birkaç insanın yaptıklarını abartmıyor muyuz? Yada onlarca insana rağmen bir kısır döngü ile binlere haksızlık yapmıyor muyuz?
Allah aşkına birkaç çocuğa mont giydiren ………… yardım gönüllüsüne gösterilen ilgiyi, günlerce ekranlarda gösterilmesini, yemeklere davet edilmesini, hava alanlarında karşılanmasını abartı olarak görmüyor musunuz? Bunlar normal şeylerde, ben mi abartıyorum?
Ağıra kaçmasın diye dikkat etmeye çalışsam da, birileri bu yazımda ötürü kırılacak diye düşünüyorum.
İnsanların yaptığı eylemin anlam bulması için birilerinin ölmesine gerek var mı? Şimdi bir Japon gönüllü yardım etmek için geldiği kentimize de hayatını kaybetti diye, onunla birlikte olan kişilerin yaptıklarını ballandırarak haber yapmak magazinsel bir boyuta dönmüyor mu? Yada tersten sorayım Bayram Oteli yıkılmasaydı bir mont giydirmek haber olur muydu?
Yardım dağıtımında geceli gündüzlü çalışan binlerce insan varken, bir kişiyi bu kadar öne çıkarmanın bir anlamı var mı?
Toplumun hakkını savunmakla sorumlu olan insanların, toplumda yaşayan insanların haklarına riayet etmeleri gerekir. Bir yönetici yönettiği halkını ayrı muameleye tabi tuttuğunda onu yerden yere vuracak meslektaşlar, ayrım hatasına düşmemelidir.
Amaç yapılan güzel eylemi ödüllendirmekse, güzel eylemlere iştirak edenlerin ödüllendirelim ki, teşvik olsun.
Van dışından gelip Van’da yardım kampanyasına fizik destek veren biriyle, Japonya’dan gelerek destek veren diğer kişinin eylemi değerlendirildiğinde, iki eylemde yapılmış birer iyilik midi?
İyiliktir.